1. 51.
    0
    --spoiler--
    zerdüşt, sen doğru sölüyorsun. yükseklere çıkmak istediğimden beri kendime güvenmiyorum. artık kimse bana güvenmiyor. bu nasıl oluyor? ben hızla değişiyorum. bugünüm dünüme zıt düşüyor. merdivenleri çıkarken çok defa, bir iki basamak birden atlıyorum. bunu hiçbir basamak bağışlamıyor. yukarı çıkınca kendimi her zaman yalnız hissediyorum. kimse benimle konuşmuyor. yalnızlığın buzu beni titretiyor. yükseklerde olmayı neden istiyorum? benim küçümsemem ve özlemim beraber yürüyor. yükseklere çıktığım oranda yükselenleri küçümsüyorum. yüksekte olanların işi ne? yükselmemden ve sendelememden ne kadar utanıyorum! solumamla ne kadar alay ediyorum! uçanlardan ne kadar nefret ediyorum! yükseklerde ne kadar yorgunum.

    delikanlı burda sustu. zerdüşt etrafındaki ağaca baktı ve şöyle dedi:

    ağaç, bu yüksek dağda yalnız duruyor. boyu, insan ve hayvanı asmıştır. eğer konuşmak isteseydi onu anlayacak kimse bulunmazdı. o, o kadar boylanmıştır. – şimdi bekliyor ama- neyi bekliyor? o bulutlara yakın bulunuyor; galiba ilk yıldırımı bekliyor.”
    --spoiler--
    ···
   tümünü göster